
İYİ HAFTALAR (41)
Yazan: Cem Davran Tarih: 31.01.2010,PazarŞu anda İstanbul gördüğünüz gibi. Çengelköy’den bakınca durum budur yani. Kar, soğuk gitti, ılık bir hava geldi. Boğaziçi Köprüsü’nün eşliğinde, hafif sisli bir havada, çaktırmadan güneş batarken, bendeniz kalamar yiyordum üzerinize afiyet. Küçük balıkçı tekneleri, akşamdan kalma gibi ağır ağır sallanırken, Orhan Veli kıvamında, “ya o Mualla’yı sandala atıp” diye başlamışken, bir duble rakımı da önüme koydum ve aynen şöyle dedim; “Yaşasın Hayat”. Aradığınız ama bulamadığınız tüm mutluluklara bir avazda ulaşmanız dileğiyle, iyi haftalar dostlar, iyi haftalar……………..
Yorumlar (8)ŞEHİR TİYATROSU
Yazan: Cem Davran Tarih: 30.01.2010,CumartesiŞehir Tiyatrosu başlığıyla başka bir yazı var aslında sizlerle paylaşmak istediğim ama bir türlü yayımlayamadım. Belki de zamanını bekliyordur. Yukarıdaki ilk fotoğraf Tepebaşı Dram Tiyatrosu, ikinci fotoğraf ise Aynaroz Kadısı ekibi. Ortada Vasfi bey, etrafında teknik kadro ve oyuncular. Geçen yıl bu oyundan bir fotoğrafı sizlerle paylaşmış ve sahnedekilerden epeyce kayıp yaşadığımızı söylemiştim. Geçen hafta aynı kadrodan Saltuk Kaplangı ve bu gün yine aynı oyundan Özen Tutucu’yu yitirdik. Her seferinde bir daha sitede bu tür şeyler yazmayacağım diyorum ama hayat öyle bir zorluyor ki vazgeçiyorum. Önümüzdeki sezon bir aksilik olmazsa doğup büyüdüğüm tiyatromda bir oyunda görev alacağım. Yukarıdaki oyun fotoğrafında, önde takma bıyığıyla oynayan tıfıl aktör benim. Kadronun yarısı hayatta değil. Şimdi gel de ruhun karışmasın. İlk fotoğrafta gördüğünüz güzelim tiyatro kırk yıl önce yandı. Yerine yapılan Deneme Sahnesi’nde senelerce oynadık. Sonra yerine kazulet bir bina yapıldı, içinde tiyatro falan yok, TRT stüdyosu olarak kullanılıyor. Bir iki yıldır Kıraç ailesi eski tiyatronun aynısını yapmaya çalışıyor bildiğim kadarıyla, umarım başarılı olurlar. Bunları neden yazdım biliyor musunuz? Unutulacak diye korkuyorum. Her şey o kadar başka bir düzlemde ilerliyor ki endişe ediyorum. Bu ülkede ne kadar gelenek varsa yitip gidiyor. Dilim, gücüm yettiğince önemli saydıklarımı her yerde söylüyorum ama dinleyen yok. Bari kendi sitemde yazayım diyorum. Şehir Tiyatrosu ve geleneği bu ülkenin en önemli damarlarındandır. İnsanlarla elbet bir gün vedalaşacağız ama bizi sonsuzluğa uğurlayacak yapılara, geleneklere sonuna kadar sahip çıkmalıyız. İşte size onlardan bir tanesi. İstanbul Şehir Tiyatrosu. Kimler geldi geçti, geçecek ama bu kurum hep var olmalı. Fotoğrafların üzerini tıklayıp daha yakından bakabilirsiniz. Bunu yaparsanız eğer, bilgisayarınızın ekranında daha büyük bir fotoğraf görünecek. Emin olun şu kardeşiniz o büyüyen fotoğrafın bir köşesinde tiyatro şarkıları söylüyor olacak. Hepinize, hepimize Şehir Tiyatro’lu günler diliyorum.
İSTANBUL’DA AŞKTAN İKMALE KALANLAR
Yazan: Cem Davran Tarih: 27.01.2010,Çarşamba
İSTANBUL’DA AŞKTAN İKMALE KALANLAR/Atilla Birkiye
Atilla Birkiye’nin son romanı “İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar”, Özgür Yayınları’ndan çıktı.
İstanbul’un yedi semtindeki gizlerle iç içe, aşkın acıtan hallerini tartışmak, satır aralarının peşine düşmek ister misiniz?
İstanbul’a ve aşka âşık bir yazarın derslerine katılıp, bir de sonunda sınava girmeyi göze alır mısınız?
İstanbul’da Aşktan İkmale Kalanlar’da dört kadın ve iki erkek bu cesareti gösteriyor; kitapçılarda…
İYİ HAFTALAR (40)
Yazan: Cem Davran Tarih: 24.01.2010,Pazarİstanbul kar’a teslim oldu. Haber bülteni cümlesiyle durum aynen böyle. Aslında geçmiş yıllarda yağan kardan çok daha azı yağdı. Yedi tepe üzerine kurulu şehirde her taraf yokuş ve ısı sıfırın altına indiği zaman bu dik yokuşlar sorun oluyor. Dün İstanbul’un en önemli merkezlerinden birine, Beşiktaş’a inen Yıldız Yokuşu’nda arabalar buz üstünde kayarak sağa sola savruldular. Bendeniz de oralardaydım. Şehrin göbeğinde basbayağı slalom yaptık. Arabanın içinde kendi kendime aynen şöyle dedim. “Tanrım bizi sürekli imtihan ediyorsun ve biz sürekli sınıfta kalıyoruz.” Yetkililerin elinden geleni yaptığına ve iyi niyetli olduğuna eminim. Onlar da sıkıntı içine giriyorlar görüyorum. Galiba bizim yaşam ufkumuz dar, öngörülerimiz sınırlı. Bu, aman dışarı çıkmayınla olacak şey değil. Dışarı çıkmalı, karda dolanmalı, bu güzel şehrin bembeyaz halinin keyfini yaşamalı, tüm stratejileri böyle planlamalı bence. Uzatmayayım, İstanbul’u karlar altında görmelisiniz, harikulade…..Yeni bir hafta daha başlıyor. Kardan adam masumiyetinde, bembeyaz bir hafta olur umarım. Rüzgarla, fırtınayla, yağmurla, karla ve tabii kocaman bir umutla iyi haftalar dostlar, iyi haftalar….
BİR YOL HİKAYESİ
Yazan: Ayşe Lale Alpargun Tarih: 23.01.2010,Cumartesi
BİR YOL HİKAYESİ
Yıl 1975…Yeni yılın girmesine birkaç gün var.Apartmanın önüne park ettiği arabanın bagajına valizleri yerleştirmeye çalışan genç adam bir taraftan söylenmeye başladı;”Bu havada bu seyahat nerden çıktı bilmem ki, evden kovulan çıkmaz bu havada yahu”…Sonra sesini biraz yumuşatarak apartman kapısından içeri doğru seslendi”Hadi hanım biraz çabuk ol,hava daha da bozmadan yola koyulalım,zaten geceye kalacağız”Genç kadın kucağında henüz 18 aylık bebeği ve omuzuna astığı bebek eşyaları dolu çantası ile kapıdan göründü ve “tamam canım işte geldik,”diyerek tatlılıkla gülümsedi kocasına.
Devamını oku »








