Bu yazı 1.03.2010,Pazartesi günü 00:19 YAZILAR kategorisinde yayınlandı. Bu yazı için yorum bırakabilir, ve bu yazı ile ilgili herşeyi buradan takip edebilirsiniz: RSS 2.0.

İYİ HAFTALAR (42)
Bir süredir serbest yazı yazmıyordum. Kişisel serüvenin yoğunluğundan ülkede, dünyada neler olup bitiyor paylaşamadık. Fırsat bulmuşken önce kendime sonra da hayata dokunayım biraz dedim. Tiyatro bu ay hızlanacak. Alevli Günler’i bolca oynayacağız. Çete yavaş yavaş kendi izleyicisini oluşturmaya başladı. Hayat benim için keyifli bir halde devam ediyor nazar değmesin. Sevdiğim şeylerle vakit geçiriyorum ve her zaman söylediğim gibi hayattan çalabildiğim kadar çalıyorum. Kendimi bir yana bırakıp etrafta yaşananları şöyle alt alta yazmam gerekirse, sıralama endişesi duymadan aklıma geldikçe, ruhuma takılanlar şöyle: Ülkemiz enteresan ve endişe verici bir süreçten geçiyor. Ben de dikkatle takip ediyorum. Kimbilir tarih bu dönemi nasıl yazacak? Sakin ve akıllı olmanın tam zamanı galiba. Sonunda özgürlük ve demokrasi varsa ne ala! Hep birlikte yaşayıp göreceğiz….Gelelim Tekel işçilerine. Eski günleri çağrıştıran bir halleri var sanki. Olumlu anlamda söylüyorum bunu. Umarım direnişlerinin karşılığını alırlar ve herkese örnek olurlar. Şu 12 Eylül’ün katlettiği toplumu biraz aydınlatırlar…..Sonra Başbakan’ın sanatçılar kahvaltısı! Ne söyleyeyim bilmiyorum. Aklınıza gelenleri siz söyleyin en iyisi……Semih Kaplanoğlu Berlin Film Festivali’nde en önemli ödülü kazandı. Çok sevindirici, heyecan verici. Alkış üstüne alkış…….Uzak ülkelerde yaşanan büyük depremler umarım bizdeki bilinci tetikliyordur. Çünkü hala bilimsellikten uzak, 99′u unutmuş bir haldeyiz……Aslına bakarsanız yaşananların hepimiz farkındayız. İyi olanların da kötü olanların da. Günleri güzel kılmak hepimizin elinde. Farklı düşünüp, farklı inanıp yan yana yaşamak hem cazip hem de mümkün. İnsanoğlu’nun tek ihtiyacı sevgi bence. Tarikat şeyhi gibi konuşmak istemem ama gerçek bu. Dünya’da epeydir eksik olan, yitirilen şey sizce başka ne olabilir? Yeni bir hafta başlıyor ve ben yine heyecanlıyım. Aklınıza gelenler ve unuttuğumu düşündükleriniz için yorum bölümü sizin. Aşkla, muhabbetle, keyifle ve gülerek iyi haftalar dostlar, iyi haftalar……
“ İYİ HAFTALAR (42)” için 13 Yorum
Yorum alanı




1 Mart 2010 , 00:37
Merhaba Cem Kardeş,
Hayatın sizin için keyifli bir şekilde devam ediyor olması ne güzel…
Yazdıklarınızın hepsine gönülden katılıyorum.Ülkenin endişe verici süreçten bir an önce kurtulması en büyük dileğim.Güzel günler yaşamak hepimizin hakkı.
Yabancı basın bile olası bir İstanbul depreminin yaratacağı felaket tablosunu çizerken,bizim basın nelerle uğraşıyor.
Ciddi konulara boş verelim…
Seda Sayan eşinden boşanmış ve umreye gitmiş,Mehmet Ali Erbil’den boşanmak isteyen eşi bilmem kaç milyon lira tazminat istiyormuş…Asıl bunlar lazım bize,boş verelim ciddi ülke sorunlarını,neyimize gerek…
Selam ve sevgiler…
1 Mart 2010 , 13:36
sevgili cem abi ayşe ablaya katılıyorum onu çok seviyorum gerçi daha siyaset konularına yaşım ermiyor ama olsun bu tür şeyler aslında birazda olsa bu toplum için gerekli amaaaaan neyse eee cem abi siz ne yaptınız uzun zamandır görüşemiyoruz özledim valla neyse artık cevap yazarsanız görüşürüz sizi çok seviyorum dostlarım sevgileeeeer
1 Mart 2010 , 17:33
Sayın Cem davran sizin hayatınız güzel geçirsa ne mutlu memleketin hayatı pekde mutlu ve umutlu gitmiyor nede olsa dolayısıyla da bizimde.Tekel işçilerinin onurlu direnişine gelince ben Ankara’da oturuyorum ve her fırsatta onlara destek olmaya çalışıyorum bu kazanç sadece tekel işçilerinin değil hepimizin kazancı olabilmesi için.Depremle ilgili ne desem boş Allaha emanet yaşıyoruz.Ülkemin bir an önce bu zor günleri atlatması refaha ve demokrasiye ulaşmasını diliyorum.Sizin gibi yürekli sanatçılarında çoğalması dileğiyle.
1 Mart 2010 , 21:30
SAHİPSİZ MEMLEKET
KAR DA YAĞAR DOLU DA.
Herkese iyi haftalar, sevgiler, selamlar.
2 Mart 2010 , 15:23
cem abi,türkiyemizde yolunda gitmeyen çok şey var,elbet basında buna tuz biber ekiyor,haberleride çarpıtarak veriyorlar,işlerine geldikleri gibi,işini düzgün hakkıyla yapan çok az insan var,herkesi sırayla içeri alıyorlar,savcısıydı,komutanıydı,şarkısıydı!
ben anlamıyorum,bir yerlerde yolunda gitmeyen,eksik bir şeyler var ama ne?
yaşadığımız büyük depremden sonra yapılan ne var kocaman sıfır,eğitim yok, kitapların bedava olması bir şey ifade etmiyor,kitaplarda bilgi yok,55 kişilik sınıflarda çocuk ne öğrenebilir,anlama kapasiteleri aynı değil,ben izlerken anlarım,başkası okur anlar,bir başkası anlatılanı anlar,öğretmen verdiği ödeve baksa tüm gün gitti,çocuklarımız okullarda ne kadar güvenli,okula herkes rahatça girip çıkıyor,işçilere gelince eşim sabah 7′de işe gidiyor,akşam saat19-20 gibi eve geliyor, abartısız tüm gün ayakta, 4. kat’a elli kere çıkıp iniyor ağır, yüklerle,işe yürüyerek gidiyor-geliyor,yol parası vermemek için,akşam eve geldiğinde yemeğini yedikten sonra yorgunluktan uyuya kalıyor,emeğinin karşılığına gelince 800tl,hiç yoktan iyidir diyoruz,elden gelen bir şey yok,etrafımda o kadar çok işsiz tanıdık varki,hastaneler öyle ağzında kan gelen bir hasta 4 saat tahlil sonucu beklermi? biz bekledik,kit bozukmuş,başhekime çıkmak istedik yerinde yoktu,yardımcısı beyaz masaya gitmemizi söyledi,kit bozuksa acil hasta kabul etme,nereye gitsen kuyruk,aslınurla çıktığımızda bebek arabasıyla banka,mağaza,marketlre,devlet dairelerine girmek imkansız gibi hadi ben şimdilik bir şekilde giriyorum,ya engelli olan insan her zaman birilerinden yardım almak istemeyebilir,ne yollarımız buna uygun,nede sürüçüler arabalarını park ederken hiç düşünmüyorlar,rampanın orta yerine arabayı park ediyorlar,allah sonumuzu hayır etsin,sağlıklı haftalar şansınız bol olsun.
2 Mart 2010 , 15:26
cem abi,doğum günün kutlu olsun,iyiki varsın,sevdiklerinle beraber mutluluklar dilerim.
2 Mart 2010 , 19:40
Yapraklara dallara,yeşillere allara
Nice nice yıllara gülüm…
Cem Kardeş,3 Mart doğum gününüzü Nazım Hikmet mısralarıyla kutlamak istedim.Gözlerinizden öpüyorum.
3 Mart 2010 , 01:16
Çok teşekkür ederim dostlar.
13 Mart 2010 , 12:05
selam ben cem devranı beyaz showda yaptıgı galatasaray harıç espırısı ıcın tebrık edıyorum en buyuk gs lılerın ıcınde ılk 10 yer aldıgını soylemek ıstemem ıyı yayınlar
)
14 Mart 2010 , 03:16
yaşımı hatırlayamayacak kadar küçük, şehir tiyatrolarında büyük oyununa girecek kadar büyüktüm..oyun;ahududu, yer; yokusun tepesındekieski üsküdar müsahipzade celal sahnesi.
huzur içinde yatsın , çok sevgili Suna abla..
cem abinin gözlerinin içine baka baka izledim tüm oyunu. hem oldukça uzun hemde içinde ölüler olan bir oyundu.. iki kız kardesın birilerini öldürüp sakladıgını hatırlarım sahnenın solundaki sedire.
hemen her sezon ortalama 10 oyun izlememe ragmen 20 yaşındayım ve izlediğim en şahane en anı dolu en heycan verici en,en,en oyundur..
en güzel anı ise oyun bitiminde öptüğüm suna ablanın eli ve ardından benımle arabasını durdurup camını açıp gülümsemesiyle sohbet eden cem abi.. griydi arabasının rengi yaşım en fazla 9-10 birde ruhsar vardı;ilk izlediğim dizi..
en son bugün gittim yeni bir oyuna.. senınle sevdım belkide..teşekkürler..teşekkürler..
14 Mart 2010 , 13:14
cem abi bn sümeyye bn senin bn ziya dedemin torunuyum yani senin amcanın onun sühenda diye olsan kızı vardı bn onun kzıyım seni çok seviyorum cem abi
14 Mart 2010 , 18:48
Sevgili Şeyma; ne güzel şeyler yazmışsın. Yaptığım iş aynen böyle bir şey. İnsanların hayatına bir yerden dokunuyoruz, binlerce, milyonlarca hikayeye girip çıkıyoruz. Gencecik ömründe küçük bir tiyatro tadı bırakabildiysem, ne mutlu bana. Sevgiler, başarılar…
14 Mart 2010 , 18:52
Sevgili sümeyye; annemin kardeşi Ziya dayım vardı, herhalde sen onun torunusundur. Annenin kızlık soyadı Muslu olsa gerek. Sana mutluluk ve başarı diliyorum Sümeyye’ciğim.