ASKERLİĞİM

Yazan: Cem Davran Tarih: 7.12.2008,Pazar

Geçtiğimiz Dünya Tiyatro(lar) gününde yani 27 Mart 2008′de sitede kullandım bu fotoğrafı. Çok arka sayfalarda kalmasına rağmen bazı arkadaşların dikkatini çekmiş. Şehir Tiyatroları’nda son otuz yılda oynanan en güzel oyunlardan biridir bana göre. 1993-94 sezonunda oynandı ve o yıl en iyi ekip oyunculuğu ödülünü aldı.

Oyunun Adı: Askerliğim (Biloxi Blues)

Yazan: Neil Simon

Yöneten: Engin Uludağ

Oynayanlar: (Fotoğraftaki sırayla) Cem Davran, Bennu Yıldırımlar, Yıldıray Şahinler, Sevgi Sakarya, Engin Alkan, Ertuğrul Postoğlu, Hüseyin Köroğlu, Can Başak ve fotoğrafta olmayan Mazlum Kiper.

Ne diyelim; Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer………………..



ANKET

Yazan: Cem Davran Tarih: 7.12.2008,Pazar

Sevgili arkadaşlar; sizden özel bir ricam olacak. Yeni yılda oynamayı düşündüğüm iki tane çok güzel tiyatro oyunu var. Bu oyunlarda hangi kadın oyuncuyla karşılıklı oynamamı istersiniz çok merak ediyorum. Duygusal komedi tadında, bu çok keyifli tiyatro oyunları, Tiyatro İstanbul çatısı altında oynanacak. İnternet sitemi yakından takip edenler bilir, benim için çok önemli bir sanat insanı olan Gencay Gürün’ün tiyatrosunda, beni hangi kadın oyuncuyla karşılıklı oynarken görmek istediğinizi, lütfen yorum bölümüne yazın. E-posta olarak göndermemenizi, yorum bölümüne fikrinizi yazmanızı özellikle rica ediyorum. Sadece oyuncu ismi yazmanız bile yeterli. Şimdiden teşekkürler…….



ALTIN ŞEHİR

Yazan: Cem Davran Tarih: 7.12.2008,Pazar

Pek fazla bilinmez ama benim ilk oynadığım filmdir. Afişteki çocuk ben değilim, arkadaşını oynamıştım. Rahmetli Orhan Aksoy’un yönettiği, Türker İnanoğlu yapımcılığında gerçekleşmiş, yetmişlerin sonuna doğru Türkiye’yi çok iyi anlatan ve hatta bu günlere nasıl gelindi sorusunu çok açık cevaplayan başarılı bir filmdir. Ekonomik şartlar, enflasyon, göz ardı edilen doğu ve güney-doğu ve sonunda yeniden şekillenen toplum yapısı. İlgilenenler için tavsiye ediyorum tabii filmi bulabilirseniz.



SOKAKLAR

Yazan: Cem Davran Tarih: 6.12.2008,Cumartesi

Sokakları çok seviyorum. Şair olmak, yazar olmak gerekmiyor sokaklarla anlaşmak için. İnsan olmak yeter. Bir kapının önünde, bir duvarın dibinde bir ömür geçirmek var ya! Nazım Hikmet oluyor insan bir anda.

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak,
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.



MERHABA

Yazan: Cem Davran Tarih: 6.12.2008,Cumartesi

Birkaç gündür çok yoğundum arkadaşlar. Bu yüzden sizleri biraz ihmal ettim, kusura bakmayın. Kısmet olursa bayramda dinlenme ve okuma-yazma şansı bulacağım. Zaman çok çabuk ilerliyor, yapmak istediklerimizi bir ömüre sığdıramıyoruz ne yazık ki. Olduğu kadar artık ne yapalım. Bu günü de asla ıskalamamak lazım. Can baba ne diyor; “ömür dediğin şey bir gündür, o da bu gündür“. Hepinize şimdiden iyi bayramlar diliyorum.