RECEP İVEDİK
Madem bu film ve karakter üzerinden bir takım toplumsal tartışmalar yapılıyor, biz de iki lafın belini kıralım dedim. Buyurun bakalım…………..
DOSTLAR; SÜRMEKTE OLAN TARTIŞMAYI ÖNEMLİ BULDUĞUM İÇİN YENİ YAZILARI VE KONULARI ERTELİYORUM. AYRICA DÜNE, BU GÜNE VE YARINA DAİR SÖYLEYECEKLERİNİZİ DE MERAKLA BEKLİYORUM. YENİ PANELİSTLERİN KATILIMIYLA VARACAĞIMIZ NOKTA, BİR FİLMDEN YOLA ÇIKARAK BAŞLATILAN SOHBETİ DAHA DA ANLAMLI KILACAKTIR.






Diriliş Kitabını Çok merak etmeme rağmen Yaklaşık bir ay önce okudum. Okudukça ülkemizi kendi çıkarları için savaşa sürüklemek isteyen silahlı veya silahsız zihniyete bir kez daha acıdım…
Anneannem yaklaşık 15 yıl önce vefat ettiğinde 114 yaşlarındaydı Atatürk’ü gördüğünü duygulanarak anlatıyordu.
Anneannemi kaybettikten sonra onun anılarını can kulağıyla dinlemediğimize çok üzüldük…
bizde hep kemal sunal filmleriyle büyüdük ayrıca o çok büyük bi usta onunla kıyaslanması bile garip ve düşündürücü.biz burda recep ivedik filmini tartışıyoruz.ben hala kemal sunal filmlerini izliyorum izlediklerimi bile tekrar izliyorum.onuda ayrıca rahmetle anıyorum.
Mercan kardeş,M.Gandhi!in sözleri gerçekten çok güzel ama alınmayacak gibi değil.Kemal Sunal’ın replikleri için azıcık ipucu verseydin bari…Hiç o şakaları sana yapmazdım.özür dilerim seni kırdıysam,o gün de benim sululuğum üzerimdeymiş,sana biraz takılayım demişim.Dediğin gibi yazışmak,cümlelerin gerçek maksadını iletmeyi önlüyor.Tekrar özür diliyorum.
Ayşe hanım, Çanakkale’nin benim için ayrıca önemi var. Kızkardeşim Gölcük öncesi ordalardı ve oturdukları apartmanın adı 18 MART APT.dı.
Mercan kardeş, kim “Eyvahlar olsun; dağ gibi kızcağız gitti.” dediyse, şimdi altından çıksın.
Yani yoğunluktan bir süre ayrıldım şu muhabbetten, hemen özürler, kırılmalar.
İstirham ediyorum, oya işler gibi oluşturulan şu güzelim yarenlikleri, bir iki kelimenin sallantısına kurban etmeyelim ve ayrıca soframızdan mizah duygusunu da hiç eksik etmeyelim.
Kısa bir süre sonra sinema-sanat-hayat üçlemesine devam edeceğim, bilginize.
Bu arada rahmetli Kemal ağabey konusunda hassasiyet gösteren arkadaşlar;
duygunuzu anlıyor, paylaşıyor ve katılıyorum. Türk Sineması’nın önemli bir karakteri olduğunu düşünüyorum. Cümle içinde kullanışımı tekrar hatırlarsak ” rahmetli Kemal (Sunal) ağabey bu tür sohbetlerde yıllar boyu paramparça edildi, şimdilerde üzerine doktora tezleri yazılıyor”. Evet doğru. Hiç kimse tersini söyleyemez aynen böyle oldu. Zaman içinde her karakter aynı süreci yaşar mı bilmem ama bazı şeyleri (özellikle sanatsal anlamda) zamana emanet etmek gerekliliği için böyle bir yorum yazmıştım.
Kemal Sunal’ın benim için ne anlam ifade ettiği genelde bilinir, detay anlatıp hata yapmayacağım. Ayrıca bir yerde Türk Sineması’ndan bahsedip de Kemal Sunal adını esirgemek, başta rahmetliye haksızlık diye düşünüyorum..
Canım ablacığım!… Mahatma Gandhi’nin sözlerini yazarken ben senin şakanı görmemiştim bile tamamen Recep İvedik için yazdım özellikle ‘Değerlerinize dikkat edin’ kısmına dikkat çekmek istedim. Replikleri yazdıktan sonra ilk şakayı Cem ağbi yapmıştı okuyunca kahkahalar attım. Cem ağbiye bir şaka daha yazacaktım çekindim şimdi Artistlik! Martislik!…yapar neme lazım dedim vazgeçtim. Böyle birbirimize alınıp çekinip fransızlar gibi hiç durmada özür dilemekle yürümez bu iş. Dostlar birbirinden özür dilemez hata yapan çok zor durumda kalırsa dosttunun gözüne bakar o, da ‘aramızda’ der gibi göz kırpar.
Bu Arslan Kacar yok mu! Her şey onun başının altından çıkıyor. Duygusal duygusal yazılar yazıp, el altından toplumu bana karşı hiddetlendiriyor. Yemem ben bunları yemem.
“Ben eski memurum, bende evrak kaybolmaz.”
Mercan alınganlığı bıraktı, Ayşe hanım hassaslaştı. ( bu da şaka sakın alınmayın )
Böyle dip notlarla yazışırsak yandık.
Kendi adıma siteye yorum yapanları, Mercan kardeşin dediği gibi dost görüp yazıyorum.
Ardniyetsiz, samimi. Sizlerin de öyle yazdığınız inancındayım. Özür’ü kaldıralım aradan.
Tabi bu tür konular da, Ayrıca Cem denetimden geçirip okumamızı sağladığına göre, gerekirse bizi uyarır. Yeridir deriz ve o zaman özürümüzü de dileriz.
Bakın Tarık ağabey iki gün önce ne demiş.(Gazetelerden alıntı)
Tarık Akan da, ‘Recep İvedik’e isyanını dile getirdi: “Filmler kültürel seviyemizi gösterir. Mesela Şahan (Gökbakar) başarılı ama burada Şahan’ı değil, Türk halkını eleştiririm. Çünkü bu filmi izleyerek kültürümüzün ne derece altta olduğunu gösterdiler.”
“Ben eski memurum, bende evrak kaybolmaz.” deyip, atıp tutmayın
Toplum sana karşı hiddetleniyorsa, havlu atıp kaçmayın
Yemem ben bunları yemem” deyip bize artistlik yapmayın
Güzelim siteniz elden giderse sakın ha sakın şaşmayın,
Suç ortağın Arslan’a, …… atmayın.
Vezin tutmadıysa, araya sallarsın.
Yetmezse, Arslan der ki, bu Cem…… diye başlarım.
Kemal Sunal, Türk Sinemasında yeri farklı bir komedyendir. Hiç birinin yaptıklarıyla ölçüt olamaz. Nedenlerini gerekirse açarım. Biz kişiyi değil işi tartışıyoruz.
İş, tabi ki bana göre başarısız. Sinema değil. 10 milyon da izlese sinema değil.
Konu Şahan olursa (ki düşüncemi belirtmiştim. İyi oyuncu, samimi, sevimli. İzlerken keyf alıyorum. Tarık ORTADA BİR PROBLEM VAR’ın adını koymuş. Kültür seviyesi.
Donu çekilen, düşen, aykırı gelen her olaya, herkes güler. Bunda anormallik yoktur. Ama iş sanat adıyla kotarılıyorsa, hedef farklılaşır. Komedinin masallaşması bana anlamsız geliyor. Hangi dalda olursa olsun, izleyeni sarsmalı. Güldürse de, ağlatsa da sarsmalı.
Kemal Sunal’ın (fiziği değişmeden önceki) filmlerinde masal öykü’leşti. Güldük ama birşeyleri hatırladık. Tanık edildik. Seminer verilerek, komedi yapılmaz.
Sinema, resim, karikatür, şiir dördüzdür. Dördünün de hiç bir fazlalığa tahammülü yoktur. Ahh Cem, ahhhhh. Soktun bizi okyanusa.
Asiye Hanım geçmiş olsun.Size,ailenize sağlıklı günler diliyorum.
Mercan kardeş; -sinemacılar ve öykü yazarları dahil-sanatçıların;olgun,dengeli,çok akıllı,heryere uyumlu vs. olmaları gerektiği bence ülkemize ait bir yanılsama.Yok böyle birşey.Herkesin hata yapma şansı eşit.AMA herkesin espri yapma şansı da eşit.Biliyorum o biraz amatör görünüyor ama Cem Davran’a da bu hakkı(espri yapabilme hakkını) vermeliyiz.
Filme dönersek-hala tartışılıyorsa- olası bir uzlaşma ancak filmlerin kategorilerini kabul etmekle mümkün olacak gibi görünüyor.Şahanla Yılmaz Güney’i yanyana getirip sinemayı ölçmeye kalkarsak;”Nasılolsa sende sporcusun sende diyerek halterciden maroton koşusu,maratoncudan 350 kiloluk bir halteri kaldırmasını beklemiş olacağız.
Lale abla yazını bir daha okudum. gereksiz yere çok üzülmüşsün. ben senin replikleri bilmediğini anladım. hemen yazdım ama! Hep Cem ağbinin yüzünden oldu! dizini kırıp evinde oturmuş olsaydı? mesajları zamanında onaylardı…
ÜSTÜNE GİTME! ARSLAN AĞBİ ONU DA İNGİLİZLER DOLDURUŞA GETİRİYOR.
Mesajlarda teknik bir problem mi oldu Hüseyin dostum?
Tarık ağabey’in söylediğine kesinlikle katılmıyorum.
Hüseyin Akyıldız’ın söylediğine benzer bir cümleyi başlarda kurmuştum.Film kategorileri….verdiği örnek de süper.
Dünyanın her yerinde bu kategoride film yapılır ve alıcısı boldur.Bu yüzden festivaller bile kendi aralarında kulvar ayrımı yaşar. Çok beğendiğiniz herhangi bir film dilediğiniz her festivale giremez. Sonuç olarak kategori diye bir şey vardır. Aslında durum anlaşılıyor galiba.
Tarık Akan’ın Türk halkını eleştirmesine gelince; SEKTER bir yaklaşım. Aynı halktan 3,5 milyon kişi kısa süre önce kendisinin de oynadığı Vizontele’yi izledi vs. vs.
Kalabalıkları sorumlu saymak bana her zaman yanıltıcı gelir. Tıpkı tiyatro’nun kendine bakmadan etrafı kusurlu bulması gibi. Neyse konuşuruz daha…
Konu sapıyor… Şahan’la Yılmaz Güney’i yanyana getirip sinemayı ölçmeye kalkmak mümkünmü. Örneklemesi bile yanlış. İkisinin bakışı farklı. Son yıllar da moda oldu. İ.Tatlıses, Y.Erdoğan, M.Kırmızıgül. Şimdi de Şahan mı…?
Hangi kategori olursa olsun, kendi içindeki doğrularla ölçülür.Tarık’ın sekterleğini onaylarım ama söylediği doğruysa yanlış mı diyelim.Ülke kültürel proplem yaşıyor.
Bir fıkra anlatılır gülünür. Birine de hafif gelir. Bir film de hangi kategoride olursa olsun,eksikse eksiktir. Çoğunluk izledi diye iyi sayılmaz. Bu tür tartışmalar münazaraya dönünce anlamsızlaşıyor. Sonuç ta her birimiz düşüncelerimizi aktarıyoruz.
Ben, biraz sinemaya bakışımı yazmaya çalıştım. Bütün olarak görüntüsü insan olana SEN ADAM MISIN deriz. Ben de SİNEMA MI deme hakkımı kullanıyorum.
Artık hiç birinize laf yetiştirmeye gücüm yok.Yorgunum dostlar çok yorgunum…Oğlum,gelinim,kızım ve damadım gece gündüz seçim çalışmasındalar.Ayıptır söylemesi ve öğünmek gibi olmasın damadım CHP belediye meclisine girecek.Bana da gece gündüz veletlerine bakmak düşüyor.Onun için Arslan Beyin düzdüğü maniye ve Cem Kardeşin sattığı sirkeye güzel güzel cevaplar verecek enerjim bile kalmadı.Tamam Mercan kardeş,artık afra tafra yok.Özür mözür desen hak getire…Hepinizi seviyorum (Bu arada site niye kapanacakmış ki…Arslan Bey niye öyle bir laf etmiş)
Durum anlaşılmıştır.
Farklı görüşler hala farklı görüşler ama öteki fikirden aldıklarımızla yürüyeceğiz bundan böyle. Her tartışmada olduğu gibi. Patrick Summer “tartışmak, kitap okumak gibidir” der. “Bize ne kazandırdığını zamanla anlarız”.
Sitede gerçekleşen bu seviyeli tartışma için katılımcılara ve dinleyicilere ayrı ayrı teşekkür ederim.
Her ne kadar sürç-ü lisan ettiysek affola.
NOT: Patrick Summer’ın böyle bir sözü yok, duruma uygun diye ben uydurdum.
NOT: Zaten Patrick Summer diye biri de yok.
Ayşe hanım site kapanmasından değil, şaka yollu el koymaktan söz ettim. Yoğun olmasaydınız, bir yerlerden rahil olurdunuz zaten. Kolay gelsin.
Cem bey, Patrick Summer’ın benzeri var verelim mi. St.Patrick’s Summer… (ararsan ne olduğunu öğrenirsin)… Perde mi ?
Google’dan baktık da yazdık herhalde.
Yorum yazmak serbest tabii ama kifayet-i müzakere diyorum.
Hüseyin ağbi ne demek istediğini anlayamadım.
Yani (Cem Davran )ile ilgili kısmını anlayamadım…
aşk olsun arkadaşlar beni neden aranıza almıyosunuz
:(:(
cem abi senide çok seviyorum burdaki arkadaşlar adınada söyleyeyim seni canlı canlı görmek istiyoruz.bu arada abicim bu siteyede video eklenebilse seninde filmlerini tekrar izlesek burda ne ii olur vallahi abicim
Bu güne kadar izlediğim yada katıldığım hiçbir tartışmada kimsenin fikirlerinin değiştiğini görmedim.Bu tartışma içinde böyle amaçlarım yoktu şimdide yok.
Özetleyim:Filmi beğenmediğimi söyledim.Kendi kategorisindede beğenmediğimi şimdi ekleyim.Eklektik ve arka arkaya eklenmiş skeç havası vardı. 4.5 milyon kişi değil 450 milyon kişide izlese film kalitesizse kalitesizdir.Katılıyorum.Dolayısıyla sende adam mısın örneğinden yola çıkarak bu da sinema mı diye sorduğunuz soruları bende soruyorum.Memleketin kültürel problemi var ve tabi başta ekonomik,politik bir yığın başka problemleride var.Filme giden insanları da aşşağılamadım.Yılmaz Güneyle Şahan’ı ben yanyana koydum ama,bunlar ölçülebilir,birbiriyle kıyaslanabilir diye koymadım ki.Tam tersine böyle bir kıyaslamanın saçmalığını ortaya koymak için sporcu örneğini verdim.
Mercan kardeş,63 mesajı yazdığımda okuyabildiğim son mesaj 50.mesajdı.Ardakilerden haberim olmadı.Cem Davran’ın esprisine alındın yazmıyorsun zannettim.Geç kalmış ve gereksiz bir barıştırma girişimi
Umuyorum bu başlık altındaki son mesajımdır.
Ne ülke sinemasına yön vermek elimde,ne ülkenin kültürel problemlerini çözmek elimde…
Herkese saygılar
Sevgili Pınar; olur mu öyle şey, burası senin de mekanın. Yazdıklarını dikkatle takip ediyorum, diğer dostlar da eminim öyledir. Beni canlı canlı görmekten kastın televizyon mu yüz yüze mi? Televizyon ise merak etme az kaldı. Diğeri ise; uygun bir zamanda bir etkinlik düşünüyorum. Siteye video eklemeyi en başta düşünmüş, vazgeçmiştim. Çok talep olursa yapılabilir, alt yapı uygun.
Tekrar açıklamakta fayda görüyorum;
siteye katılımı daha da arttırmak benim elimde.Fakat ben fısıltı yöntemini tercih ediyorum, daha kalıcı ve sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Usul usul çok güzel gidiyor şu anda. Örneğin;reklam verme talebi geldi, kabul etmedim. Zamanla site kendi menkıbesini yaşasın, bakalım ne olacak. Lütfen unutmayın; ben sadece bir sofra kurdum, allah ne verdiyse birlikte atıştıracağız.
Sevgili Hüseyin; sağ duyulu yorumların hep dikkatimi çekiyor. Lütfen devam et olur mu.
Şu Patrick Summer’i çok merak ettim.Summer Patrick diye zenci-beyaz kırması bir kadın çıktı karşıma.Olamaz dedim,bu kadın “tartışmak kitap okumak gibidir” benzeri edebi laflar edecek birine benzemiyor.Hemen aklıma geldi;zaten böyle bir laf edilmediğini Cem Kardeş ifşa etmişti.Arslan Bey’in “olmazsa verelim” dediği St.Patrick’s Summer ise bir katolik çocuk din kitabı mı ne,ayrıca bebekleri vaftiz ettikleri bir kiliseleri bile var.Belkide kitabın yazarının ismi kiliseye falan verilmiştir.Aman bunları çözmek için ileri derecede ingilizce kursuna falan yazılmaya hiç niyetim yok.Bu kadar bilgi idare etsin artık.Ayrıca Tarık Akan’ın sekter olduğu malumatı bize hayat boyunca yeter.Ne Recep İvedikmiş kardeşim konular nerelere geldi baksanıza…
tşk ederim cem abi tvdede görmek istiyoruz canlı canlıda
pek tvdeki programlarada çıkmıyosun hasret kaldık yüzüne vallahi abicim.ama sen böyle bir durgunluğa girdiysen mutlaka bi bomba var diyorum ve sabırsızlıkla bekliyorum.videoyada gelince vallahi bence süper olur abicim diğer arkadaşlarda talepte bulunur bence.bu site böyle çok güzel abicim ayrıca senin reklama ihtiyacın yokki gerekirse biz yaparız senin reklamını:D:D
Ayşe hanım, Recep İvedik’le başlayıp, gitğellerle kah konu dışı yorumlarla birbirimizin düşüncelerini öğrendik. Söyleyeceklerimizi söyledik. Türkçe dışında dil bilmem. Siteye yazanlara saygılı, Cem’e ısırıcı yaklaşmış olmam doğal. 34 yılı aşkın tanışıyoruz.
Hiç bir yapıta düşmanlık etmem ama bilgim görgüm oranında eksiklerini söylerim. Konu olunca da yazdım. Ters köşeden yazdım. Amacım, yazdığım gibi düşünenlerin var olduğunu aktarabilmekti. Tıpkı, yıllardır oyumu verdiğim parti gibi. Böyle düşünenler de varı bilsinler. Doldur boşalt, yüz güldürür, kese doldurur. Keseler dolmadan da, bu ülkede birşey olur umudunun isyanıydı belki de. Sekter tanımı, bir dönem küfür gibiydi.
Şimdi yumuşadı ama hak edene de söylenmeli. Tanığı olmadığım hiç bir olay ve konuda (duymam yeterli değil) laf olsun diye, tanımlama yapmam. Zaten giderek sanata dönüşmesini bekleyerek, çanak tutmayı sürdürdüm. Ama Cem “Her ne kadar sürç-ü lisan ettiysek affola.” deyince, Perde mi ? diye sordum. “kifayet-i müzakere”
deyince durdum. sevgilerle.
Tamam Hüseyin ağbi şimdi anladım.
hani bizim toplum olarak memleketlerimiz konusunda bir alınganlık geleneğimiz vardır ya: bir espride sivas dense HAYIR! SİVASLILAR ÖYLE DEĞİLDİR! diye sanki diğerleri ingilizmiş gibi gereksiz savunmaya geçerler. bizde bu bölümde neredeyse öyle olduk…
bu ülkede hep kıstaslara gidiliyor sağcısıda solcusuda evet adamın biri bir flim yaptı kim nekadar ciddiye aldı kim almadı veya şahanın sanatı sanata bakış açısı sanatçılğı
tartışma konusu olmalıydı karekter denilen şey insanlarının
günlük ve yaşantısının devamıdır ortada flim var boş kafayla
seyredilir ortada sanat yok sadece emek var eyvallah herkese saygı ve sevgiler
geçmiş olsun temenilerinde bulunan tüm dostlara teşekkür ederim,hepinize sağlıklı günler dilerim.
SEKTER: sıfat-Fransızca-sectaire
1)Başkalarının siyasi, dini, vb. düşüncelerine, inançlarına karşı çıkan, katı ve hoşgörüsüz davranan (kimse).
2)Katı, hoşgörüsüz (düşünce, tutum).
Kaynak: TDK sözlüğü.
normalde aslında filmi tartışıyoruz burda ama şuan ülke olarak bizim çok daha büyük sorunlarımız ve sıkıntılarımız var.buyüzden film yanında basit kalıyo biraz.işten çıkarılmış milyonlarca insanımız,okula gidemeyen çocuklarımız kardeşlerimiz,açlık,sefalet kan davası,töre ve unuttuğum nice şeyler.bazen düşünüyorumda ülkemizde onca şeyler yaşanırken biz pire için yorgan yakıyoruz.sayın başbakanımız diyorya kriz bizi teyet geçti.eğer kriz bizi teyet geçtiyse her akşam haberlerde izlediklerimiz neler oluyo arkadaşlar
bu arada cem abicim bu konuyla ilgili seninde yorumlarını çok merak ediyorum cvp verirsen çok sevinirim.bişey daha cem abi sana abi diyorum inş.kızmıyosundur bana.benim abim yok buyüzden senide abim gibi sevdiğim için sölüyorum.cem abicimmmm benim seni çok seviyorum:D:D:D
Pınar’cığım; bu topraklarda sorunlar yüzyıllardır bitmemiş, bitmeyecek de. Biz aslında bir filmden yola çıkıp ülkeyi konuşuyoruz zaten. “Bir ses gelsin de nereden gelirse gelsin” diye bir söz vardır. Umarım burada paylaşılanları birileri fark ediyordur.
Bu arada bana istediğin gibi hitap edebilirsin.
Samimiyetin için sağol kardeşim………………
evet benim demek istediklerimde bunlardı zaten senelerdir bu vatan var biz bu topraklar üzerinde yaşıyoruz ama çoğu şeyler hep aynı hiçbir değişiklik yok.hala askerlerimiz şehit oluyo hala bu ülkede terör var ve kimse bunlara çözüm bulamıyo.kaç tane annelerimiz gözyaşı döküyo günlerce aylarca belkide yıllarca ama biz hep aynı yerdeyiz.bunları söylerken bile içim acıyo.atatürk bu ülkeyi bizlere yani gençlere emanet etti ama bizde geçlik olarak hiçbişey yapamıyoruz.buna fırsat vermiyolar zaten.gençlerin önü hep kapalı kimse açmıyo.ünv.mezunu arkadaşlarımız bile işsiz yani ne bilim garip bi durum ağlanacak halimize gülüyoruz galiba böyle işte cem abicim istedimki içimdekileri birazda olsa paylaşım.bende bir türk genci olarak ne yapacağımızı bilemiyorum.elimiz kolumuz bağlı.artık hepimiz için herşeyin hayırlısı olsun tek dileğim bu şimdilik.seni seviyorum cem abicim
cem abicim nerelerdesin ya iki gündür yazmıyosun bize özledik seni:(:(
Abi ya bu ne sinema, Bu turk insanina rezalet ya
tupurum
tupurum ne demek ki?
bence recep İvedik 4 te recep ivedik evlilik programına katılsın