REFERANDUM Eyl18

ETİKETLER

BENZER YAZILAR

YAZIYI PAYLAŞ

REFERANDUM

                   42 %                            58 %

İşte herhangi bir oylamanın sonucu bilimsel olarak böyle anlatılır, açıklanır. İki cevabın oranları renklere ve geometrik bölümlere ayrılır ve çok önemsediğimiz bütünün yüzdesel tercihleri kolayca, sade bir grafik yöntemle aktarılmış olur. Öyle, ülke haritası üzerinde, hangi bölgede en yüksek hangi tercih yapılmışsa o renge boyayarak oylama sonucu aktarılmaz. Bu yönteme göre, son yaşadığımız referandum yaklaşık yüzde seksenbeş-yüzde onbeş matematiğiyle sonuçlanmış görünür. Hani batı sahillerinin tamamı ve diğer bölgelerdeki birkaç bölge tek renk, kalan yerler ayrı bir renk mantığıyla oluşturulan grafikler var ya! Koskoca televizyon kanalları bu vahim hatayı yaptı. Kardeşim sıfır nokta bilmem kaç farkla evet ya da hayır çıkmış, sen o bölgeyi tek renk gösteriyorsun. Falanca şehir şöyle dedi, böyle dedi. Hayır o şehrin bir bölümü bunu, diğer bölümü şunu dedi. Bu saçmalığı tarihe not düştükten sonra gelelim vehpi’nin kerrakesine.

Referandum bittiğinden beri çeşitli basın mensubu arkadaşlar, çevremdeki insanlar sonuçları nasıl değerlendirdiğimi merak edip soruyor. Konunun uzmanı olduğumdan değil elbet, bu aralar ünlülerin (bakın aydınların demiyorum çünkü ünlü olmakla aydın olmak farklı şeyler) siyasi tercihleri ve değerlendirmeleri pek bir merak konusu. Bu merakın alt metnini başka bir zaman konuşuruz ama siz de fark etmişsinizdir bu tespitimi. Neyse, konuşan toplum falan, filan deyip geçelim. Bir kere ben öyle ya da böyle durumu son derece demokratik buluyorum. Şartlar, sonuçlar her ne olursa olsun demokrasiden taviz vermemek gerektiğini herhalde tartışmaya gerek yok. Referandum sonuçları aşağı yukarı tahmin ettiğim gibi çıktı. Şimdi herkesin bu sonuçları doğru algılayıp ona göre davranması gerekiyor. Özellikle CHP bunu bir fırsat bilmeli ve yeni sözler, bilimsel argümanlar, sosyal tanımlamalar, çağa uygun cümleler üretmeli. Sadece iktidarın açıklarına dayanan bir muhalefet çizgisi son derece mantıksız. AKP ise bilmeli ki böyle bir muhalefete önce kendilerinin ihtiyacı var. Ve hepimiz bilmeliyiz ki çağdaş bir CHP’ye bu ülkenin sonsuz ihtiyacı var. İktidar muhalefet kopukluğu bir an önce düşman kodlamasından, siyasi rakip çizgsine geçmeli. Her partide iyisi de olur kötüsü de bakışını aşmamalı. Önemli olan tüm yapılarda iyilerin, samimi olanların işini zorlaştırmamak. Aynı mahalleden arkadaşımızla farklı siyasi cümlelerin içine düştüğümüzde düşman mı olmalıyız? Tam tersine, aynı mahalleden olmanın verdiği avantajla daha kolay tartışabilmeli, paylaşabilmeliyiz. Çünkü, bu ülkenin en önemli problemlerini ancak bu iki mahalle arkadaşı çözebilir, hem de farklı görüşleriyle birlikte. Her zaman iktidarların, fırsatçı karakterlerden, dört mevsimlik adamlardan kendini sakınması gerektiğini ve her zaman muhalefetlerin, nasıl olsa iktidar ben değilim kaçamağından kurtulması gerektiğini düşünürüm. Sözün kısası dostlar, referandum sonuçları bana göre toplumun genel hissiyatını aşağı yukarı göstermekte. Sağ düşünce hep bir miktar öndedir biliyoruz ama unutmamak gerekir ki sol bakış son derece hayatidir. Tanıdığım bir çok önemli şahsiyetin çeşitli sebeplerden susmayı tercih ettiği bu dönemde yüreğimdekileri paylaşmayı önemli saydım. Gazeteci, bilim adamı, politikacı değilim sadece aktörüm ve ülkemde olan biteni dikkatle takip ediyorum. Uygarca tartışmayı önemsiyorum, öneriyorum. Güzel, barış dolu günlere dair umudumu yineleyerek hepinizi selamlıyorum….