ŞAMAN OLMAK
Alevli Günler oyununda Şaman bir profesörü canlandıracağım kesinleştikten sonra, hem provalar boyunca hem de oyun başladıktan sonra Şaman Olmak’la ilgili epeyce bilgi edinme şansım oldu. Oynadığım Tarık karakteri ve yaşadıkları bize hiç yabancı olmayan ritüeller, gelenekler ve en önemlisi alışkanlıklarla doluydu. Kulağımızı çekip tahtaya vurmamızdan tutun, dua etme şeklimize kadar binlerce yıldan süzülmüş jestler her yanımızdaydı. Ağaca çaput bağlamak nereden gelir bilirmisiniz ya da utançtan yedi kat yerin dibine girmek deyimi? Atalarımızın yerin ve göğün yedi kat olduğuna inanması size de ilginç gelmiyor mu? Türkler müslüman olmadan önce Tengrizm’e (gök tanrıcılık) inanıyordu. Tengri; tahmin edeceğiniz gibi tanrı demek ve Orhun Yazıtları’nda ilk çözülen kelime. Fotoğrafta elimde gördüğünüz aletin adı Tüngür ve gerçek bir Şaman olan dostumuz Ali Özaydın, orjinaline uygun yapıp bize hediye etti. Tangır, tungur adında küçük parçalar var ve hakikaten tangır, tungur ses çıkarıyorlar. Şaşırdınız değil mi? Daha yüzlercesi var. Yaşananların üzerinden binlerce yıl geçse de adı üstünde yaşanan, mutlaka tortusu kalıyor. Adak geleneğinden başlayın aklınıza gelebilecek onca törensel biçimin kaynağı burada saklı, Şaman Olmak’ta. Araştırdıkça hayretler içinde kalacağınız bu inanç ve yaşam sistemi bizi anlatmakla kalmıyor, tek tanrılı bir inanış olan Tengrizm’in ne kadar hoşgörülü ve evrensel olduğunu gösteriyor. Halk arasında bilinen Şamanizm terimi, dünyadaki bütün ilkel inançlar için kullanılmaya başlayınca, atalarımızın inanç sistemi Tengricilik diye anılmaya başlıyor ve günümüze kadar neredeyse tüm ayrıntılarıyla ulaşıyor. Son zamanlarda çok dikkatimi çeken bir konu olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Unutmayın hala ülkemizde sayıları az da olsa Şaman dostlarımız var ve inançlarını tüm samimiyetleriyle yaşıyorlar. Onlardan biri olan, bize Tüngür’ü hediye eden sevgili Ali Özaydın’ın şu sıralar çok hasta olduğunu öğrendim ve bu yazı benim için çok daha anlamlı oldu. Biraz okuyup araştırınca Şaman Olmak’la İnsan Olmak aynı şey göreceksiniz. Göktengri seni korusun sevgili Ali………………..






ne güzel ifade etmişsiniz; çoğunluğun cendereci rahatlığına kapılmadan yaşamı teneffüs etmek daha renkli bence de,
elinize sağlık,
umarım ali özaydın da sağlığına yeniden kavuşur.
alkış bolsın
hocam öncelikle arkadaşınıza acil şifalar dilerim.gerek akhisarda ki oyununuz gerekse yazınız farklı fikirleri etüt edebilmek için bizler adına umut taşır niteliğinde.erkan avcı(akhisar simya).yeni oyununuzda görüşmek üzere…
Sevgili Cem Abi;
Alevli Günler isimli oyununuzu Kartal Sanat Merkezi’nde izleme şansı buldum. Oyun çok eğlenceli ve çok samimiydi. Gerek anlatılan Şaman Olmak,:) gerek izleyiciyi derinden etkileyen üç arkadaşın dostluğu,içtenliği,samimiyeti ve gerekse izleyiciyle bütünleşen, kendini oyunun içinde hissetmesini sağlayan o sahneler (mezar sahnesi) hepsi çok ama çok etkileyiciydi. Hele 3 arkadaşın dostluğundan okadar etkilendim ki Tarık’ın ölmesine dayanamayıp ağladım.(öyle bir sahne olmamasına rağmen) Tarık’ın yokluğu dostlarından çok beni etkiledi. Sayenizde hayatımdaki şaman kelimesi sadece kelime olmaktan çıktı ve şaman kime denir?, şamanlık nedir, nasıl ortaya çıktı vb. sorular oluştu beynimde ve bu sayede araştırıp bilgi edindim. Artık hayatımdaki şaman kelimesi çok daha anlamlı. Velhasıl Kelam oyun harikaydı. Emeğinize, yüreğinize sağlık..Saygılar..
Sağol Deniz Aydın kardeşim.
Kelimeler kifayetsiz kalır denir ya ..İşte öyle bir şey..Ancak bu kadar iyi anlatılırdı ”Şaman”dini..Siz ve diğer oyuncular bu iş için biçilmiş kaftansınız ..Tiyatro sahnesine çok yakışıyorsunuz..İnsanlara bu şekilde ulaşmış olmak her açıdan daha verimli,Televizyon benim için çok şey ifade etmiyor..Üvertür kaynıyor.Var olun ,Sağ olun…Selamlar..
Saygılar..
Tek kelime ile harika..İzlerken büyük keyif aldık.Unutamayız..Helal olsun Cem bey size ve diğer tiyatrocu arkadaşlarınıza selamlar…
Dün akşam Akatlar’daki oyundan öte mest etme eyleminiz için Size de Sayın Can’a ve tüm ekibe de, Tüngür’e, 150 m.lik İp’e ve tüm dekora da, herşeye ve herkese sonsuz teşekkürler, Saygılarımla
Sevgili Murat Alınmış; yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bizden de size sevgiler, saygılar, sağolun.
Dün, oyundan sonra, önce Erkan Can’ı sonra da sizi şöyle bir sıkıca kucaklamak istedim. Fakat kalabalıktan dolayı zor olacağı için ve bir de siz hemencecik sahneden kayboluverdiğiniz için yapamadım.. Başarısını teknik açıdan değerlendirmek haddim değil tabii ama çok samimi bir oyundu bence. Ömrünüzün sonuna kadar o sahnelerde bu samimiyetinizi koruyun inşallah.
Teşekkür ederim sevgili Hilal Ceho.
Sevgili Cem Davran, sıkıntılı bir dönemde beni hatırlıyor olmanız bana ziyadesiyle güç verdi.
Agaru Kuday! Kutsal Tanrı!
Örögi turgan Yukarıda duran
Üç-Kurbustan Kuday! Tanrı Üç-Kurbustan!
Kızıl tınıma, Kızıl tınıma(canıma),
Kıldu bajıma, Kıllı başıma,
Azıragan balama, Büyüttüğüm balama(çocuğuma),
Aydap cürgen malıma, Dolaşıp gezen malıma(hayvanıma),
Alkı boyıma, Bana,
Bıyan beriger! Rahmetini ver!
Bolujar! Yardım et!
Bıyan beriger! Rahmetini ver!
Alas!Alas!Alas!
Ali Özaydın üstadın sağlığının iyiye gittiğini ümit ediyorum.Tanrı şifa bekleyen herkese şifasını versin diyorum.
Ali Bey’in yazdiği bir kaç kelimenin,benim annemin soyu olan tatar diline benzediğini gördüm,aşağı yukarı benziyor ve bazıları ayni kelimler.Demek oluyor ki,Öztürkçe dediğimiz dilin kökeni biryerden,Orta Asya’dan günümüze bazen değişerek,bazen değişmeden gelmiş kelimeler.Bir kaç gündür Sümeroloji’ye merak salıp üstünde okumalar yaptığım bir konuya bunu da ekledim,Şaman dili enteresan bir araştırma ve öğrenme konusu olacak benim için.Sağolun Ali Özaydın.
Dün akşam Bolu daki oyununuzu zevkle izledim. Günümüzde kaybolmakta olan dostluğu,arkadaşlığı farklı bir pencerede bize bu kadar güzel anlattığınız için çok teşekkür ederiz.Bunu sizlerin oyunculuğu ile izlemek ayrı bir zevkti. Teşekkürler tiyatro aşıkları…Yazarımız Irmak BAHÇECİ ye ayrıca sonsuz teşekkürler…
Erkan kardeşim; yorumun için çok teşekkürler.
abi ben ilk defa senin tiyatrona gittim çok begendim tebrik ederim…