SEVGİLİ SEYİRCİLER
Yaklaşık dokuz yıl tiyatro’ya ara verdikten sonra tekrar yuvama döndüm biliyorsunuz. Şimdi sizlere hem sahne önünde hem de arkasında neler değişmiş biraz anlatmak istiyorum. Hangi eğitimden gelirseniz gelin tiyatro’nun kendine özgü bir iç disiplini, daha doğrusu olmazsa olmazları vardır. Evet, çok eski bir sanat dalıdır, kimileri arkaik sanat diye bahseder ama insanoğlu tiyatro’nun yerine daha iyisini, daha etkilisini henüz bulamamıştır, bana kalırsa asla bulamayacaktır. Bu giriş cümlelerini sıradan tiyatro tariflerini konuşmak için kurmadım, aksine tüm sanat disiplinlerini içinde barındıran bir ana sanat dalına belki de haksızlık yapıyorum bu acemi satırlarla. Yukarıdaki fotoğraf oynadığımız bir oyunda sofita’dan çekildi. (Sofita….kısaca, sahnenin üst boşluğu) Biz ekip olarak saatler öncesinden salona gelir, aksesuarlarımızı, kulisimizi kontrol ederiz. Oyun sonunda herkes mutlaka kendi kostümünü dikkatlice toparlar, asar. Teknik arkadaşlarla oyun öncesi konuşmalar yapılır. Oyunun başlamasına bir saat kala, sahnenin önüne, arkasına görevliler dışında kimse girmez. Salona ilk seyirci girdiği an oyunu başlamış kabul ederiz. Oynadığımız çeşitli mekanlarda tiyatro adabına uymayan davranışlar gördüğümüzde, mutlaka uyarır, hatırlatırız. Bilmiyor varsayarak öğretmeye çalışırız. Fakat üzülerek söylüyorum, bir iki yer hariç her tarafta bu söylediklerime kimsenin aldırdığı yok. Salonda seyirci var, birazdan oyun başlayacak, görevlilerden biri sahneden, dekorun içinden yürüyerek kulise geliyor. Oyun öncesi, sonrası, kulisler yol geçen hanı. Kabaca anlattım ve bu kısmını fazla uzatmayacağım çünkü hala seyircilere gelemedim. Oyun başlamadan önce Erkan Can’ın sesiyle anons yapılıyor. Sevgili seyirciler, her türlü öten cihazınızı kapattınız mı? Sonucu tahmin ettiniz mi? Hem anonslarla, hem de duvar yazılarıyla söyleniyor. Oyun sırasında fotoğraf çekmeyiniz, video kayıt yapmayınız. Ne yazık ki tüm oyun boyunca flaşla fotoğraf çekiliyor, video kayıt cihazlarının kırmızı ışıkları yanıyor, telefonlar çalıyor. Bazı oyunlarda laf arasına sıkıştırıp söylüyorum, ona rağmen şakur şukur fotoğraf çekimleri devam ediyor. Oyun çıkışında biraz bekleseniz, her isteyenle birlikte fotoğraf çektiriyoruz. Daha da önemlisi keyifle oyun izleyen diğerlerine de haksızlık yapılıyor. Geçenlerde bir beyefendi en önde oturup yüzlerce fotoğraf çekti. Ayakta dolananları, kafasına göre girip çıkanları ve yaşadığımız onlarca manasızlığı anlatamam. Bazı yerlerde protokolün önüne sehpalar, üstüne sular, çaylar, şekerler koyulmuş görüyoruz, hemen kaldırtıyoruz. Kimseyi üzmek istemem ama manzara bu. Tabii bu arada binlerce seyircimiz, büyük bir özenle salona gelip, bizimle iki saatini paylaşıyor. Onlara sonsuz teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Söylediklerim antipatik gelebilir ama halk yalakalığı yapmak istemem, yalan söylemek hiç istemem. Özellikle Anadolu’da tiyatro da kültürü de kalmamış gibi. Yönetenlerin dikkatine diyeceğim ama kime söylüyorum. Negatif bir yazı olarak algılamayın ne olur, bilenler bilir ben her türlü olumsuzluğun içinden güzel şeyler bulup çıkarır, düzeltmek için de çaba sarfederim. Fotoğrafta, sofita’dan kuş bakışı gördüğünüz ufacık aktör, hayatta en çok sevdiği şeyi önemsiyor, başka da birşey bilmiyor. Hala çıraklık ediyor, öğreniyor ve ustalarından çekiniyor. Salonda tek kişi bile olsa, onun için oynamak hem de en iyisini oynamak boynumuzun borcu. Gelin hep birlikte çağın getirdiklerini yakalayalım ama bu arada bizi biz eden geleneklerimizi de saklayalım. Sonsuz sevgi ve saygılarımla…………………………
ÇIRAK…………..
***Fotoğraf……….Tuğçe Kıltaç






Öteden beri,Cem Davran sitesinin bir anlamda okul olduğunu,okuyanları eğittiğini,bilgilendirdiğiini,diğer sanatçı sitelerinden çok farklı olarak,şahsen bu eğitimin içinde olmaktan gurur duymam gerektiğini düşünmüşümdür.İşte Cem Davran’ın bu günkü yazısı bunun bir kanıtı.Sonuna kadar desteklediğim,çok haklı bulduğum,şikayetini bile bir nezaket dahilinde yapan bu sanatçı,sahnelerde olduğu kadar,özel yaşamında da alkışlanmaz da ne yapılır?….Teşekkürler Cem Kardeşim,ağzına,kalemine,yüreğine sağlık.
cem abi öncelikle eline, emeğine sağlık gerçekten hele benim gibi tiyatroya içten bağlılık duyan bir insan için bu yazdıklarınız çok önemli sizden şu bir yıl içinde ne kadar tiyatro ile ilgili bigi öğrendim. Eyer ilerde iyi bir tiyatro oyuncusu olursam bilin ki bu öğrendiğim şeylerin hepsini size borçluyum her zaman söyledim yine söylüyorum ve ömrümün sonuna kadar da söyleyeceğim bizi yani sizi sevenleri bırakmayın olurmu çünkü ben şahsen kendi adıma tiyatro camiyasında size çok ama çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum umarım kötü bir yazı olmamıştır çünkü size ve çevremdekilere karşı hiç bir zaman ukalalık yapmak istemem iyi haftalar cem abi
cem abi iznin olursa bir soru soracağım oyun bittikten sonra tekrar oyunun oynandığı sahneye geliyormusunuz? birde ben sizi oyundan sonra görmek istesem nerde görebilirim biraz komik bir soru oldu ama kusura bakmatın çok merak ediyorum sizi o kadar çok yakından görmek istiyorum ki anlatamam demin ayşe abla ile facebookta konuşurken aynı şeyleri onada dedim, Eyerki karnem bu seferde güzel gelirse istanbula geldiğimizde hem doktora gideceğiz hemde oyununuza geleceğim aa bu arada somestır tatilinde istanbulda oyununuz var değilmi inşallah vardır
merak ettim aralıktan o fotorafı kim çekti? Kim çektiyse çok güzel çekmiş onunda eline emeğine sağlık
Ayşe ablacığım; yorumun için çok teşekkür ederim. Her zaman olduğu gibi çok düşüncelisin.
Sevgili Merve; çok istiyorsan mutlaka olursun çünkü sen çok akıllı bir kızsın. Fotoğrafı Tuğçe çekmiş olabilir ama emin olamadım. Yarın sorup öğreneceğim. Karnen de kesin süper gelecektir, eminim. Sevgiler…….
teşekkür ederim cem abi oyuna gelirken karnemi getirip sana göstereceğim tuğçe blaya selamlarımı iletin zaten tuğçe abla ve bahtiyar abi ile facebookta görüşüyoruz tüm ekibe selam söyleyin ha bu arada tuğçe ablaya deyinki facede benide eklesin lütfen keşke sizin de faceniz olsaydı ama olsun burada sizinle konuşmak ve dertleşmek içimi ferahlatıyor iyiki toplumumuzda sizin gibi iyi insaniar war tuğçe ablaya bunları lütfen değin cevabınızı bekliyorum
Cem Abi Soyadı benzerliğinden başlayan sana olan hayranlığım Ruhsar Doruk Noktasına Ulaşmıştı Çocukluğumda.Çocukluğumuzda Olur Olmadık Herşeye Gülen Ben Seni İzlediğimde Kahkalarımız Tutamıyordum.Bana Cem Davran Senin Neyin Oluyor Dediklerinde Amcam Olur Diye Bazen Senin Üzerinden Gururlandığım Oldu Bu Konuda Senden Özür Dilerim.Sen Benim Öz Amcam Değilsen Ama Ailemizin ve Tüm Türkiye nin Çok Sevdiği Bir Oyuncusun.Sana Tüm Hayatın Boyunca Başarılar Diliyorum
cem abi çete artık trt1 kanalında devem edecekmiş hayırlı olsun iyi haftalar
Tiyatroda bir oyun izlerken beni en çok heyecanlandıran karşımda uzun provalar ve çalışmalar sonucunda oluşan emek ,oyuncular ile aynı havayı solumak olmuştur. Maalesef seyircilerde oyun izleme adabı giderek azalmakta. Herşey gibi tiyatroyuda tüketmeye çalışıyoruz. Ama herşeye rağmen direnen oyuncular ve kemikleşmiş bir izleyici kadrosu var. Emeğe ve birbirimize saygı duymayı ne zaman öğreneceğiz bilemiyorum. Ama yine de umudumu yitirmek istemiyorum.
Herkese sevgiler ve şimdiden güzelliklerle dolu yıllar…….
cem abi üzülerek söylüyorum facebookta sizin adınıza bir sayfa daha açılmış haber vereyim dedim iyi haftalar bu arada
Türkiye’de bir vandalizm var.Bu vandalizmin arka palnında tüccar kafaların rant kaygısı,bilinçli ideolojik bir düşmanlık,politik yönlendirmeler ve eninde sonunda kutsanan lumpen kültürünün etkileri var.Bu yaz “burda müzik yapma” diyerek bir sokak çalgıcısına saldırmışlardı.Hemşerilerimiz onbeş yıldır sanatın içine tüküren birini en çok seviyorlar vs vs vs örnekler çok.
“Arkaik” meselesini de sitedeki eski yazılardan birinden hatırlıyorum.Tiyatronun arkaik olması tiyatroyu herhalde aşağılamaz,tam tersine ne kadar köklü bir tarihi olduğunu gösterir.Binlerce yıldır varolan bir sanat… Herhalde bir eleştirmenin onu aşağılamasını umursamaz.